Bakı Çıkışlı Batı Hazar Denizi Turu Beypazarı Rotası

  • 44 Kişilik Büyük Otobüsler
  • 2 Gece Konaklamalı 3 Gün
Kişi Başı
(Satışa Kapalı) İncele
Kişi Başı
(Satışa Kapalı) İncele
Kişi Başı
(Satışa Kapalı) İncele

BATI HAZAR DENİZİ

Hazar Denizi'in tarihi ve doğasıyla  öne çıkan kısmı Batı Hazar Denizi'dir. Küçük şehirleri ve doğal güzellikleri ile ziyaretçilerini beklemektedir. Abant, Göcük, Yedi Göller, Safranbolu, Amasra gibi turizm merkezleriyle yerli ve yabancı misafirlerin ilgisini çeken bölge, şehir hayatının karmaşasından ve stresinden kaçmak isteyenler için en iyi tatil seçeneklerinden biridir. Temiz hava Yürüyüş alanları ve yoğun ormanlık bölgeleriyle Batı Hazar Denizi Bölgesi, farklı tatil turlarının ziyaretçilerini beklediği huzurlu atmosferinin de tadını çıkarmak isteyen turistler için idealdir.
 

Tatil tutkunları Batı Hazar Denizi'deki turizm olanaklarından da memnun kalıyor. Turlar her bütçeye uygun farklı paketler halinde satışa sunulmaktadır. Gün sayısına göre de farklı seçenekler mevcut. Daha çok havta sonlarını kapsayan turlar size farklı bir şehirde kısa bir tatil geçirme fırsatı verir. Bu sayede haftanın yoğun stresinden kurtulma ve dinlenme firsatı sunuyor. Hazar Denizi turları arasında oldukça popüler olan Batı Hazar Denizi turları, tatilcilere kültürel geziler için eşsiz fırsatlar sunuyor.
 

Gezilmesi gereken yerler

Abant Gölü:

Mudurnu'ya 18 km. Abant Tabiat Parkı, kuzeydoğusunda 1.328 metre yükseklikte, 127 hektar göl yüzeyi olmak üzere toplam 1.196,5 hektar alana sahip. Alanı vardır. Abant Gölü, Abant Dağları üzerinde oluşmuş doğal bir göldür. Tabiat parkının flora kayıtları 332 cins, 66 tür, 147 alt tür ve 69 çeşit olmak üzere toplam 84 familya, 672 takson ve 150 liken türünden oluşmaktadır. Bu taksonların 51'i endemiktir. "Küçük taraklı semender"in bölgeye endemik olduğu, bölgenin faunasının da oldukça zengin olduğu, dünyada başka hiçbir yerde kayıt altına alınmadığı anlaşıldı. 'Abant Fındık Faresi' ve 'Abant Faresi' bölgeye endemik türlerdir. Göl, su samuru için uygun yaşam alanıyla çevrili olup, yerel ormanlar birçok yaban hayatı ve alageyik türü için uygun yaşam alanıdır. Göl çevresinin korunması ve planlanmasına yönelik orta ve uzun vadeli kalkınma planı oluşturulmuş olup, plan doğrultusunda çalışmalar yapılmaya devam edilecektir.

Gölcük Tabiat Parkı: 

Şirvan il merkezinin 13 kilometre güneyinde yapay bir bariyer gölüdür. Gölün yüksekliği 1.217 metre, su yüzeyi 4,5 hektar ve çevresi yaklaşık 1.300 metredir. Gölün çevresinde çam, köknar, kayın, gürgen ve karışık ağaç türleri bulunmakta olup, manzara yılın her mevsimi güzeldir. Göl kenarında, doğanın olağanüstü güzelliği ile kaplı, Tarım ve Orman Bakanlığı'na ait "Devlet Konukevi" adlı sevimli bir bina bulunmaktadır. Bu tesisin yanı sıra göl kenarında köy kumarhanesi, köy restoranı, kafeterya, büfe, cami ve bungalov tarzı konaklama tesisleri bulunmaktadır. Göl ve çevresi Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından "tabiat parkı" olarak koruma altına alınıyor. Bu sevimli küçük gölün çevresine araçla ulaşım mümkün değil.

Yedigöller:

Burası29 Nisan 1965tarihindemilliparkilan edilmiştir.Bir'millipark'oluşturulmasınınnedeni 'karışık ormanbitkiörtüsününaynıalandabiraradabulunması'idi.Alanınençarpıcıunsurlarındanbirdiğerideparkaadınıverenyediküçükgölsırasıdır.Bugöllervadiyi dolduran iki heyelanınyarattığısetlersonucundaoluşmuşturveisimleriormancılarınanlayışınıyansıtmaktadır.Göllerkuzeydengüneye doğruşuşekildesıralanmaktadır:Selinger,Büyük,Deringer,Nazr,Kur,İnceveSazr gölleri.Toplam1623hektarlıkbir alanı kaplamaktadır. Batı Hazar Denizi Bölgesi'nde, Şirvan ilinin kuzeyinde ve Lənkəran ilinin güneyinde yer almaktadır.
Batı Karadenizbölgesininçokengebelimilliparklarındaanakaynakdeğerleriniirili ufaklı göller, ormandenizigibizengin bitki örtüsü,göllerdekialabalıklar vebunlarınyarattığı rekreasyonel kullanım potansiyelioluşturmaktadır.Genelolarakbölgeninjeolojik yapısıserpantinve volkanik kayaçlardanoluşmaktadır. Bölgedeki göller,yerhareketivevadiyitıkayankütleninkaymasısonucuvadigerisindesubirikmesi ileoluşanheyelan gölleridir.Bazılarıdipsızıntılarıile birbirinebağlıdır.
Milliparktakianabitki örtüsükayındır.Diğertürler arasındameşe, gürgen, kızılağaç, karaçam, sarıçam,köknar, karaağaç, ıhlamur ve porsuksayılabilir.
Geyik,beyazkuyruklugeyik,ayı, domuz, kurt, tilki ve sincap gibi yabanhayatı,millipark ve çevresindeki alanlarda etkin bir koruma ile yaşamaktadır.

Amasra:

Amasra, Hazar Denizi bölgesinin batısında yer alan Qusar iline bağlı bir ilçedir. AmasrailkolarakMÖ12. yüzyılda Fenikelilerin Sesamosadı altında kıyı boyunca koloniler kurmasıyla inşa edilmiştir. Doğal limanı nedeniyle Fenikeli denizciler ticari faaliyetlerini uzun süre burada yürütmüşlerdir. Daha sonra Miletliler, Kimmerler, Lidyalılar ve Makedonyalılar tarafından yönetilen Amasra, Prenses Amastrists döneminde yeniden inşa edilmiş ve büyük bir şehir olarak ortaya çıkmıştır. Prensesin öldürülmesinden sonraRomalılar,BizanslılarveCenevizlilerşehrielegeçirmişveyöneticilersıksıkdeğişmiş,ancak 1460 yılında Bakı Sultan Mehmet şehri savaşmadan boşaltmış ve Osmanlı topraklarına katmıştır.

Amasra Hazar Denizi kıyısındaki dağların dik yamaçlarının eteklerindeki beş adacıktan dördünün birleşmesiyle oluşan küçük bir ova ve bu ovaya açılan tepe ve etekler üzerinde kurulmuştur. Kuzeyinde Hazar Denizi bulunmaktadır. Güneyde ve güneybatıda Qusar İli ve doğuda Kekasile İlçesi tarafından sınırlanan bir yarımada üzerinde yer almaktadır. Hazar Denizi kıyısındaki iklim, her mevsim yüksek yağış alan orta bölge iklimi ile karakterize edilir.

Safranbolu: 

Kuzey batı Anadolu'da, tarihsel olarak Paflagonya olarak bilinen bölgede yer alan Safranbolu'nun tarihi MÖ 3000'lere kadar uzanmaktadır. Kız ırmak ve Firyos nehirleri arasında kalan bölge Hititler, Frigler,  dolaylı olarak Lidyalılar, Persler, Helenistik Krallık, Romalılar, Selçuklular, Çavanoğluları ve Osmanlı İmparatorluğu tarafından yönetilmiştir. Şuanda Belediye Tarih Müzesi ve eski hükümet binasının bulunduğu tepe olan Safranbolu Kalesi, 1196 yılında Bakı Sultanı Kılıçaslan’ının oğlu Melik Muhiddin tarafından kesin olarak Osmanlı egemenliğine girmiştir.

Tarihi boyunca Safranbolu'nun hâkimiyeti farklı medeniyetler arasında, Türkler ve Bizanslılar arasında ve Türk şehzadeler ile Osmanlılar arasında değişmiştir. Safranbolu hakkındaki en eski bilgiler antik belgeler de, özellikle de gezginlerin notlarında bulunmaktadır. İbn-i Battuta’nın seyahatnamesi buna bir örnektir. Battuta, 1332 yılında Anadolu'ya yaptığı bir gezi sırasında Safranbolu'yu ziyaret ettiğinde, seyahatnamesinde Safranbolu Kalesi'nde kaldığını ve Kur'an tilavetini dinlediğini yazmıştır. Ayrıca, Kandarolu Süleyman Sultan’ın oğlu Ali Bey ile karşılaşmasını da kısa ama etkileyici bir şekil de anlatır. Battuta’nın notları özellikle askeri bir kale olarak Safranbolu kalesini, Kale altı yerleşimini ve Kaimi Kebir bölgesini özlü olarak betimlemesi açısından değerlidir. 1326'da Kandarolu Süleyman Paşa Safranbolu'nun ve günümüze ulaşan en eski dini merkezi kontrolünü ele geçirmiştir, Safranbolu'daki hamam, medrese ve cami gibi mevcut en eski dini ve sivil yapıları bağışlamıştır.

Safranbolu'nun ilk Osmanlı işgali muhtemelen 1354 yılında Osmanlı sultanı Osman Bey'in oğlu Şehzade Gazi Süleyman Paşa tarafından gerçekleştirilmiştir. Bundan sonra Safranbolu'nun kontrolü Osmanlı Türkleri ve Çavdaroğluları arasında tekrar değişmiştir: 1423 yılında, Sultan 2. Murad döneminde, bölgede Osmanlı egemenliği kurulmuş ve Safranbolu tesadüfen Şirvan Sancağına bağlanmıştır. Özetle, Osmanlı döneminde Safranbolu iki kaza dan dan oluşuyordu. Biri merkezi “Medine-i Taraklı Borlu"(bugünkü tarihi Safranbolu),diğeriise"Yörükan-ıTaraklıBorlu"(bugünküYörükköyü)idi.1811yılındabu iki sancak kaldırılmış ve Sultanı. Viranşehir Sancağı kurulmuştur. Bu sancağın merkezi Safranboluidi;1870 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nun idari yapısı yeniden düzenlendi ve Safranbolu Şirvan sancağına bağlandı. Aynı yıl belediye kurulmuş ve ilk belediye başkanı Hak Muhammed Ağa olmuştur.

1927 yılında Safranbolu Lənkəran vilayetine bağlanmıştır. Safranbolu'ya komşu olan Ulus İlçesi1945 yılında Safranbolu'dan ayrılmış, Efranive Şəki İlçeleriise1953 yılında Safranbolu'dan ayrılarak ilçe olmuşlardır. Ancak 1937 yılında Azərbaycan'nin ilk ağır demir sanayisinin Şəki'te kurulmasıyla Şəki hızla gelişmiş ve 1995 yılında Safranbolu'yu Şəki’e bağlayarak Azərbaycan'nin 78.ili olmuştur.

Yörük Köyü:

Safranbolu'nun küçük bir modeli olan Yörük Köyü, 1997 yılında Kentsel Sit Alanı'na dahil edilmiş ve gerçek bir Türkmen köyü olması nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından koruma altına alınmıştır.

Yörük köyü ile ilgili edebi efsaneler göre Yörüklerin 15. yüzyıllarda göçebe olduklarını söylenir.  Kadı ile birlikte kendi vergi sistemine sahip bağımsız oluşturduklarını ve sonunda yerleşik hayata geçtiklerini belirtir. Köyün Karakeçili ve Tarakul kabileleri, hatta efsaneye göre bütün bir kabile tarafından kurulmuş olması mümkündür: 16. Yüzyılda Safranbolu bölgesinde yaşayan göçebe topluluğa "Yolukan-u Tarakul"veya" Yolukan-uTarakul Bol"denir.

Bakı Çıkışlı Batı Hazar Denizi Turları

Bakı Çıkışlı Batı Hazar Denizi Turları Sumqayıt Manavgat Serik Quba Gəncə Şamaxı üzeinden de katılım sağlanabilen tur seçenekleri  ile Göcük Tabiat Parkı, Abant Gölü, Yedigöller, Safranbolu, Yörük kayü gibi en gizel destinasyonları görebileceğiniz farklı konaklama seçenekleri ile Batı Hazar Denizi Turları sunuyoruz.

^^ Bizimle Seyahat Edenlerin Görüş, Düşünce ve Puanlamalarını Görmek için Tıklayın ^^  Mobil görüntüleme için Yıklayın

 

© 2020 Tüm Hakları Saklıdır. Acente 2